Beyin Fırtınası

Parça Önerisi:

https://open.spotify.com/track/4VTmh4d4VGeag7EBN4mHfW?si=TIy_OsShSti5frsy8ILYLQ

 

Bir korku salar içini. Bazen anlamakta güçlük çekersin kendini. Sanki biri kulağına bir şeyler fısıldıyordur da sen duymakla duymamak arasında gidip geliyorsundur. Bir şeyin habercisi mi yoksa neyin nesi olduğunu bile bilmeden sadece bekliyorsundur. Bir şeyler çıksın da, anlamlı olsun ama iyi olsun. O bekleyiş, zamanın geçmediği, durduğu, kanırttığı anlarla dolu…

 

Sakin kalma çabası çok kıymetli olsa da her zaman mümkün olmuyor haliyle. Endişe etmekte de haklı buluyorsan kendini önü alınamaz bir girdaba giriyor dahi olabilirsin. Patronun kim olduğunu bilmek de fayda etmiyor olabilir. Sana bunları düşündürenin de aynı merkez yayıldığının da farkındasındır. Çok anlamak ister, sorar, sorgular ama bazen tam zamanında anlayamazsın. Onun dilini çözmek, alfabesini bilmek, yazdıklarını okumak da ancak bilenlerin harcı. O halde önce ne yazmış mektubunda bunu öğrenmek, sonra bir bilene, işin uzmanına okutmak gerek.

 

Tercümesi eline ulaştığında ya endişe halin katlanarak devam eder ya da bir “oh” çekersin huzurla. Her iki hali de tatmış biri olarak söyleyebilirim ki; negatifler kalıcı olmuyor ilginç bir şekilde. Pozitif anlamdaki her bir tercüme edilmiş kelime, içine su serpen cümleleri oluştururken, patron o sırada başkaları aracılığıyla çeşitli mutluluk hislerini tetikliyor. Ne yapıyorsa patron yapıyor; ya üzüyor, korkutuyor ya da mutluluktan uçuruyor.

 

Bedeninin en üst yönetim merkezi beynine iyi bak. O her ne diyorsa kulak ver. İyi dinle, anlamadıklarını işinde uzman hekimlere danış. Dili de onlar biliyor, alfabeyi de. Yine de onlar sadece birer tercüman. En iyisini yine “beyin” bilir. Fırtına öncesi sessizlikte kalacağına, o fırtınanın olmasına elinden geldiğince engel ol. Bunu başarabilmek için yapabileceğin en iyi şeyin ise kendini rahat bırakmak, “-meli,-malı”lardan uzak kalmak olduğunu hatırla!

 

Yolculuklar keyifli olsun diye tüm çaban. O halde sana keyif vermeyen yerlerden uzak kalmayı deneyimle. Eskiden keyif verse de artık aynı tadı bulamıyor olabilirsin. Bunun için ne kendini suçla, ne şartları, ne de o güzel beynini. Sen keyif almazsan; gökyüzü küçülür, nefesler daralır, Güneş doğmaz, geceler sabaha dönmez olur. Keyifsiz bir yolculukta olduğunu hissediyorsan düşünmeden in o arabadan.

Beyin, gökyüzünden daha geniştir.

Emily Dickinson

 

Canım kuzenim Duygu’ya

 

Hande Kurt

ICF Sertifikalı Yaşam Koçu

[email protected]


 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir